Genel

Akıllı Tahta – Fatih Projesi

Günümüzde ilerleyen teknolojiler ve bilimin getirdiği bilgi birikimi, bilgi üretimini ve dağıtımını da etkilemektedir. Bu gelişmelerden eğitimin etkilenmemesi mümkün değildir. Nitekim teknolojinin hızla ilerlemesi geleneksel öğretim yöntemlerini yetersiz bırakmıştır (Bozdoğan, Cengiz, Daşdemir ve Uzunoğlu, 2012). Bu bağlamda okullarda uygulanan öğretim programlarında değişikliklere gidilmiş ve bilimsel düşünen, eleştiren, yaratıcı bireylerin yetiştirilmesi gerektiği öne çıkmıştır (Yavuz ve Coşkun, 2008). Ülkemiz de bu gelişmelerden etkilenmektedir ve bilginin hızla çoğalması, ders içeriklerinin karmaşıklaşması, nüfusun giderek artması, öğretmen yetersizliği ve teknolojinin iyileşmesine paralel olarak öğrencilerin ilgilerinin değişmesi gibi etkenler teknolojinin eğitim öğretim ortamlarında kullanımına neden olmuştur (Durukan ve Kamacı, 2012).  Ayrıca eğitimin kalitesini arttırmaya yönelik ve daha verimli öğretimi sağlamak amacıyla çağdaş eğitim teknolojileri uygulamalarının kullanılması gerekliliği uluslar düzeyinde kabul edilmiştir (Fidan, 2008).  Tüm bu gelişmeler doğrultusunda ortaya çıkan dönüşüme Milli Eğitim Bakanlığı da sessiz kalmamış ve Fırsatları Arttırma, Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (Fatih) Projesini hayata geçirmiştir.

FATİH PROJESİ NEDİR? VE HANGİ AÇAMLARI İÇERMEKTEDİR?

Kasım 2010’da öğrenci başarısını artırmak, teknolojinin sınıflarda etkin kullanımını sağlamak amacıyla Millî Eğitim Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı’nın iş birliği içinde yürüttüğü “Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH)” olarak bilinen bir proje duyurulmuştur. Fatih projesiyle “her okula bilgisayar döneminden her sınıfa bilgisayar dönemine geçiş” amaçlanmıştır. Üç yıl içinde tamamlanması planlanan proje kapsamında sınıflara internete bağlı bilgisayar, akıllı tahta ve projeksiyon cihazının konulacağı belirtilmiştir (Adıgüzel, Gürbulak ve Sarıçayır, 2011). 2010 yılında gündeme getirilen ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen Fatih projesi (Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) de eğitim öğretimin her kademesinde bilgisayar teknolojisinin kullanılması ihtiyacından hareketle yapılmıştır. Proje ile üç yıl içerisinde bütün eğitim kademelerinde (sırasıyla: ortaöğretim, ilköğretim ikinci kademe, ilköğretim birinci kademe ve okul öncesi) bilgisayar teknolojisinin yaygınlaşması planlanmaktadır. 

Proje; eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğini sağlamak ve okullarımızdaki teknolojiyi iyileştirmek amacıyla bilişim teknolojileri araçlarının öğrenme-öğretme sürecinde etkin kullanımı için, ilköğretim ile ortaöğretim düzeyindeki okullara toplam 570.000 adet LCD panel etkileşimli tahta, öğrencilere 11.136.752 adet; öğretmenlere 715.000 adet tablet bilgisayar ve 620.000 adet dersliğe internet ağ altyapısı sağlanmayı amaçlayan bir projedir. (MEB, 2012)

Dersliklere kurulan bilişim teknolojileri donanımının öğrenme-öğretme sürecinde etkin kullanımını sağlamak amacıyla öğretmenlere hizmet içi eğitimler verilecektir. Bu süreçte öğretim programları bilişim teknolojileri destekli öğretime uyumlu hâle getirilerek eğitsel e-içerikler oluşturulacaktır. 

PROJENİN BİLEŞENLERİ NELERDEN OLUŞMAKTADIR?

    1. Donanım ve Yazılım Altyapısının Sağlanması 
    2. Eğitsel e-İçeriğin Sağlanması ve Yönetilmesi 
    3. Öğretim Programlarında Etkin BT Kullanımı 
    4. Öğretmenlerin Hizmet içi Eğitimi 
    5. Bilinçli, Güvenli, Yönetilebilir ve Ölçülebilir BT Kullanımının sağlanmasıdır.

PROJENİN PAYDAŞLARI KİMLERDEN OLUŞMAKTADIR?

Projede; Öğrenci, Öğretmen, İdareci, Veli ve Tedarikçiler olmak üzere farklı paydaşlar bulunmaktadır.

      • PROJENİN GETİRDİĞİ YENİLİKLER EĞİTİM-ÖĞRETİM SÜRECİNDE NE TÜR DEĞİŞİKLİKLERE NEDEN OLMUŞTUR? VE UYGULAMANIN EĞİTSEL ÇIKTILARA VE SOSYAL HAYATA ETKİLERİ NELER OLMUŞTUR? 

Dursun, Güllüpınar, Gültekin, Kurt ve Kuzu’nun yapmış olduğu  Fatih projesinin pilot uygulama sürecinin öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirildiği (2013) çalışmalarından hareketle şu sonuçlara ulaşılmıştır;

      • Öğretmenlerin projenin bileşenlerinden olan etkileşimli tahtayı ders süresi boyunca etkin olarak kullandıkları görülmüştür. Öğretmenler etkileşimli tahtayı kendi hazırladıkları materyallerin yanı sıra internetten araştırarak buldukları materyalleri öğrencilerle paylaşma, görselleri kullanma ve soru çözme amaçlı kullanmaktadırlar. Etkileşimli tahtayla beraber öğrenme sürecinde işe koşulan duyu organı sayısı arttığı, farklı materyallerle derslerin zenginleştiği, işlenen konuya yönelik daha fazla soru çözülebildiği için öğrenmenin daha kalıcı hale geldiği söylenebilir.

Nitekim Şad ve Özhan’ın (2012) öğrencilerin gözünden öğretimde etkileşimli tahta kullanımının güçlü ve zayıf yönlerini ortaya çıkarmayı amaçladıkları çalışmalarında öğrenciler etkileşimli tahtayla ders işlemenin zaman tasarrufu sağlamanın yanı sıra görselleştirme ve çoklu ortamların kullanılmasıyla daha iyi öğrenmeyi sağladığını belirtmişlerdir. Benzer şekilde Bulut ve Koçoğlu’nun (2012) gerçekleştirdiği araştırmada sosyal bilgiler öğretmenlerinin çoğunluğu etkileşimli tahtanın öğretmene konuyu görselleştirerek anlatma, soyut konuları somutlaştırma, öğrencilerin dikkatinin dağılmasını önleme olanağı sağladığı ve öğrencilerin derste aktif katılımı artırdığı şeklinde görüş bildirmişlerdir.

      • Araştırmada proje bileşenlerinden olan tablet bilgisayarların ve çok amaçlı yazıcının öğretmenler tarafından kullanılmadığı belirlenmiştir. Tablet bilgisayarların öğretmenler tarafından kullanılmama nedenleri; derslerle ilgili yeterince içerik olmaması, öğrenci tablet bilgisayarı ile aynı uygulamaları içermesi ve belki de en önemlisi internet bağlantısının olmaması olabilir. Bunun yanı sıra öğretmenlerin çoğunun kendine ait kişisel bilgisayarlarının olmasının da bu sonuca yol açtığı söylenebilir. Ayrıca okullarda proje başlamadan önce yazıcı bulunması da çok amaçlı yazıcıya olan ihtiyacı azaltmış ve öğretmenler tarafından kullanımını sınırlandırmış olabilir.
      • FATİH Projesinin getirdiği yeniliklerin eğitim-öğretim sürecinde meydana getirdiği değişikliklere öğrenci açısından bakıldığında öğrencilerde ilginin azaldığını dile getiren kimi öğretmenler olduğu gibi ilginin arttığını belirten öğretmenlerin de olduğu görülmüştür. Özellikle ortaöğretim öğrencilerinin öğretmenlerinden öğrencilerin ilgilerinin azaldığına dair görüşlerin gelmesi projeye dahil olan hedef kitlenin bireysel özellikleri ile açıklanabilir. Öğretmenlerin görüşlerine göre FATİH Projesi ile birlikte özellikle 9. sınıf öğrencilerinin derse olan ilgilerinin azaldığı ancak ilköğretim öğrencilerinin derse olan ilgilerinin arttığı söylenebilir.

Gursul ve Tozmaz’ın (2010) etkileşimli tahtalarla ders işleyen öğretmenlerle gerçekleştirdikleri araştırmalarında etkileşimli tahtaların öğrenci ilgisini arttırmasının olumlu bir özellik olduğu belirlenmiştir. Benzer şekilde Jamerson’un (2002) gerçekleştirdiği araştırmada, etkileşimli tahtadan önce derse katılmaya isteksiz öğrencilerin bile etkileşimli tahtayla ders işlenmeye başlanmasıyla katılımlarının belirgin ölçüde arttığı sonucuna ulaşmıştır. Araştırmada öğrencilerin başarılarındaki değişimle ilgili olarak bazı öğretmenler başarılarının arttığı bazıları ise düştüğü yönünde görüş bildirmiştir. Ancak proje henüz çok yeni olduğu için araştırmada bir öğretmenin de belirttiği gibi başarıdaki değişimi gözlemlemek için zamana ihtiyaç olduğu söylenebilir. Bu bağlamda projenin öğrenci başarısı üzerindeki değişimi daha net gözlemlemek için zamana yayılan, projeye dâhil olan ve olmayan öğrencilerin başarıları ile ilgili periyodik ölçümlerin yapılması ve uluslararası alanda yapılan sınav (PISA vb.) sonuçlarını değerlendirmenin daha gerçekçi sonuçlar sağlayabileceği söylenebilir.

      • Öğrencilerde meydana gelen değişimler boş zamanlarını değerlendirme boyutunda ele alındığında bazı öğretmenler öğrencilerin önceden boş zamanlarında kitap okuduklarını şimdi tablet bilgisayarlarla oynamaya başladıklarını dolayısıyla kitap okumalarının azaldığını belirtmişlerdir.

Çiftçi, Taşkaya ve Alemdar (2013) sınıf öğretmenleriyle yaptıkları çalışmalarında da benzer biçimde öğrencilerin okuma ve yazma alışkanlıklarının projeyle birlikte olumsuz etkilenebileceğine ilişkin öğretmen görüşlerini aktarmışlardır. Kitap okumanın azalması yönündeki olumsuz görüş Gürol, Donmuş ve Arslan’ın (2012) sınıf öğretmenleriyle gerçekleştirdiği araştırmada da ortaya çıkmıştır. Tablet bilgisayarların öğrenciler için öğretme-öğrenme süreçlerinde yeni bir teknoloji olması, içeriğinde öğrencilerin ilgisini çekebilecek oyun gibi farklı uygulamaların olması onların kitap okuma yerine tablet bilgisayarlarla ilgilenmelerine neden olmuş olabilir. Bu bağlamda öğrencilerin tablet bilgisayarlarına boş zamanlarında okuyabilecekleri ders kitabı dışında okuma kitaplarının eklenmesi ile bu olumsuz tablo yok edilebilir. Aynı zamanda öğretmenler öğrencilerin dili kullanma becerilerinin azaldığını kendilerinin anlamakta zorlandıkları farklı bir dili kullandıklarını dile getirmişlerdir. Teknolojinin dilinin İngilizce olması ve yeni nesilde sıklıkla karşılaşılan kelimeleri kısaltarak kullanma durumu bu sonucun ortaya çıkmasında etkili olmuş olabilir. Bu konuda tüm öğretmenlerin dile sahip çıkmanın önemi konusunda öğrencilerle bilgilendirme toplantıları yapmaları ve rol model olarak kitap okumalarını teşvik edici önlemleri almaları gerektiği söylenebilir.

      • FATİH Projesinin öğretmenler üzerindeki etkileri; etkileşim/iletişim, iş yükünü artırma, teknoloji yeterliliği, iş yükünü azaltma ve öğretmenin statüsü olarak ortaya çıkmıştır. Araştırmada kimi öğretmenler öğrencilerle etkileşimlerinin arttığını ancak öğretmen arkadaşlarıyla değişmediğini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin bazıları iş yüklerinin arttığını bazıları ise azaldığını belirtmiştir. Araştırmada ayrıca öğretmenler teknoloji yeterliklerinin arttığı konusunda görüş bildirmişlerdir. Öğretmenler projeyle birlikte sunulan teknolojilerin kullanımını öğrenmek ya da bildikleri üzerine yenilerini eklemek için yeterliklerini geliştirmek zorunda kaldıklarından bu durum teknoloji yeterliklerini artırmış olabilir.

Ancak yapılan gözlemlerde öğretmenlerin teknoloji yeterliklerinin çokta artmadığı, Türel (2012) ile Erduran ve Tataroğlu’nun (2009) gerçekleştirdikleri çalışmalarda ortaya çıkan öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanım becerilerinin eksik olduğu yönünde bulguyla paralel bir sonuca ulaşılmıştır. Benzer şekilde Bulut ve Koçoğlu’nun (2012) araştırmasında öğretmenlerin yarıdan fazlasının etkileşimli tahtayla ilgili yeterli beceriye sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin teknoloji yetersizliklerindeki en önemli nedenin alınan hizmet içi eğitimin beklenen katkıyı sağlayamaması olduğu öğretmenlerce ifade edilmiştir. Adıgüzel, Gürbulak ve Sarıçayır (2011) tarafından yapılan çalışmada da benzer durumlara değinilmiş öğretmenlerin akıllı tahta kullanımı konusunda daha kapsamlı eğitim almaları gerekliliği vurgulanmıştır.

BULGULARI TARTIŞMA 

FATİH Projesinin eğitim-öğretim sürecinde meydana getirdiği değişikliklerin sürecin en önemli paydaşları olan öğrenci ve öğretmenler üzerinde hem olumlu hem de olumsuz farklılıklar yarattığı ve sınıf atmosferini değiştirerek öğretme-öğrenme süreçlerini zenginleştirdiği söylenebilir. Teknolojinin hızla geliştiği ve günümüzde hemen hemen her tür ortama entegre edilebildiği göz önüne alınırsa her yeni ortama geçiş sürecinde olduğu gibi birtakım değişikliklerin olması doğaldır. Önemli olan olumsuz değişikliklerin en aza indirilmesini sağlayarak paydaşların bu süreçten en etkili verimi almalarının sağlanmasıdır. Bu bağlamda öncelikle öğretmenlerin projeyi sahiplenebilmesi, sürecin etkili biçimde işleyebilmesi, öğretmenlerin neleri nasıl yapabilecekleri, değişimi nasıl yönetebilecekleri başlıklarını kapsayan hizmet içi eğitimlerin gerçekleştirilmesi sürecin daha sağlıklı işlemesini sağlayacaktır. 

Araştırmada öğretmenlerin proje bileşenlerinden olan etkileşimli tahta ve tabletlerle ilgili teknik sorunlar yaşadıkları belirlenmiştir. Benzer bulguya Türel (2012) ile Erduran ve Tataroğlu (2009) da ulaşmışlardır. Öğretmenler karşılaşılan teknik sorunlarda, formatör öğretmenden, öğrencilerinden ve meslektaşlarından yardım aldıklarını dile getirmişlerdir. Bir başka deyişle öğretmenler FATİH Projesiyle birlikte teknoloji kullanımı konusunda paydaşlar arasında gerçekleşen bir dayanışmanın olduğunu dile getirmişlerdir. Nitekim Gregory (2009) öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanım becerilerini geliştirmede birbirlerinden yardım almalarının önemli olduğunu böylelikle gerçekleşen işbirliğine dayalı 

çalışmaların mesleki gelişim sürecinde de işe koşulması gerektiğini vurgulamıştır. Destek alınan kişilerin başında formatör öğretmenlerin başta gelmesi önemli bir sonuç olarak değerlendirilmelidir. Öğretmenler alanında uzman kişilerden yardım almayı daha uygun görmekte, ancak öğrencilerden yardım alma konusunda konumlarında değişim yaşanacağı endişesi taşımakta ve yardım almada sıkıntı yaşamaktadırlar. 

GELİNEN NOKTAYA ÖNERİLER

Şuanda MEB kapsamında birçok ilde birçok MEB’e bağlı öğretmenimize ulaşılarak hizmet-içi eğitimler verilmeye başlanmış ve bununla birlikte EBA sosyal portalı oluşturularak e-içerik konusunda ciddi adımlar atılmıştır. Ancak bize göre, yapılması gereken etkileşimli tahtaların eğitimine MEB’in uyguladığı gibi mesleğe atılan öğretmenlere hizmet içi eğitim verilmesinin yanında , üniversitelerin eğitim fakülteleri bölümlerindeki öğretmen adaylarını da bu her şeyden habersiz durumlarından sıyıracak, aldıkları bilişim derslerinin kapsamını genişleterek etkileşimli tahtaların kullanımını bizzat yerinde öğrenecekleri sınıf ortamlarını oluşturmak ve kendi alanlarındaki e-içeriği kendilerinin oluşturacağı  çalıştaylarla lisans eğitimine tabi tutmak FATİH Projesi’nin devamlılığını sağlamak adına önem arz etmektedir.

      • Projemizin Amacı : Fatih Projesi Kapsamındaki Etkileşimli Tahtaların en önemli kullanıcıları olan Öğretmenlerimizin bilişim teknolojileri eğitimini mesleğe atılmalarını beklemeksizin üniversitelerde bağlı oldukları eğitim fakültelerinde bizzat almalarını sağlamak ve EBA tarafından oluşturulan e-içeriğin özellikle kendi alanımız olan biyolojideki yetersizliğinden dolayı geliştirilmesi gerekliliğinden yola çıkılarak öğretmen adaylarını akademisyenler eşliğinde uygulanacak seminerleri ve bilişim öğretmenlerince verilecek dersleri de içeren kapsamlı çalıştaylarda eğitmek ve etkileşimlerini sağlayarak edindikleri bilgileri alanlarındaki içerik eksikliğini kapatmak için kullanmaları sağlamaktır.
      • Projemizin Bileşenleri:
      1. Üniversitelerin eğitim fakültelerine akıllı tahta donanımının sağlanması
      2. Öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri uzmanları tarafından lisansın bütününe yayılmış olarak eğitilmelerinin sağlanması (temel bilgisayar kullanımı becerileri, etkileşimli tahtalara hazırlanan uygulamaları derslerde kullanma öğretimi vb.)
      3. Öğretmen adaylarının akademisyenler tarafından verilecek seminerleri ve eğitimleri içeren çalıştaylara katılımının sağlanması
      4. Alınan bilgiler doğrultusunda öğretmen adaylarının sene sonunda düzenlenecek çalıştaylarda e-içerik oluşturmalarına destek verilmesi
      5. Bilimsel içeriği doğrulanmış bilgilerin kullanımının sağlanmış olması ve öğretmenlerin yeterliliklerinin arttırılması.
      • Projenin Paydaşları : Üniversite eğitim fakültesi öğrencileri, Akademisyenler, Bilişim Teknolojileri uzmanları, Fakülte Dekanları ve Tedarikçiler.
      • Projemizin eğitsel çıktılara ne gibi yansımaları olacaktır: Projemiz ,yukarıda yapılan Literatür taramasındaki sonuçlarda ortaya çıkan öğretmen yetersizliklerini gidermeye çalışmış olacaktır. Benimsenen anlayışa öğretmen adaylarının yabancı kalmamasını sağlayarak henüz okullarındayken alışacakları ve gittikleri okullarda bocalamayacakları ve öğrenci gözünde bir takım itibarsızlıklara uğramayacakları bir yapı oluşturulmuş olacaktır. Hem gidilen okullardaki donanımla üniversitelerde alınan eğitim sırasındaki donanım tezatlığı ortadan kalkacaktır. Öğretmen adayları kendi alanlarındaki taze fikirlerini ve araştırdıkları değişen bilgilerin doğru kaynağını oluşturarak hazırlayacakları e-içeriğin bilimsel doğruluğunu da test etmiş olacaklardır. Bu vb. nedenlerle projenin hayata geçirildiğinde bir takım sorunları ortadan kaldıracağını düşünmekteyiz.

KAYNAKÇA

Adıgüzel, T., Gürbulak, N. ve Sarıçayır, H. (2011). “Akıllı Tahtalar ve Öğretim Uygulamaları”. Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 8, 457-471.

Bozdoğan, A.E., Cengiz, E., Daşdemir, İ. ve Uzoğlu, M. (2012). “Tablet Bilgisayarların Fen ve Teknoloji Derslerinde Kullanılmasıyla İlgili Fen ve Teknoloji Öğretmenlerinin Görüşlerinin İncelenmesi”. Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Estitüsü Dergisi, 9(20), 495-511.

Bulut, İ., ve Koçoğlu, E. (2012). “ Sosyal bilgiler öğretmenlerinin akıllı tahta kullanımına ilişkin görüşleri (Diyarbakır ili örneği)”. Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 19, 242-258.

Çiftçi, S., Taşkaya, S. M., ve Alemdar, M. (2013). “Sınıf öğretmenlerinin FATİH Projesine ilişkin görüşleri”. İlköğretim Online, 12 (1), 227-240.

Dursun, Ö. Ö., Güllüpınar, F., Gültekin, M., Kurt, A. A. ve Kuzu, A. (2013). “Fatih Projesinin Pilot Uygulama Sürecinin Değerlendirilmesi: Öğretmen Görüşleri”. Journal of Instractional Teknologies & Teacher Education, 1(2) , 1-23.

Durukan, E. ve Kamacı, E. (2012). “Araştırma Görevlilerinin Eğitimde Tablet Bilgisayar Kullanımına İlişkin Görüşleri Üzerine Nitel Bir Araştrırma (Trabzon Örneği)”. Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi, 1/3 , 203-215.

Erduran, A. ve Tataroglu, B. (2009). Comparison of the science and mathematics teachers’ opinions on the usage of interactive whiteboard in education. 9th International Educational Technology Conference (IETC2009). Ankara.

Fidan, N. K. (2008). “İlköğretimde Araç Gereç Kullanımına İlişkin Öğretmen Görüşleri”. Kurumsal Eğitimbilim, 1(1), 48-61.

Gregory, K. S. (2009). “Lived experience of primary teachers using interactive whiteboards in their classroom “ (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Oklahoma State University, Stillwater.

Gursul, F., & Tozmaz, G. B. (2010). “Which one is smarter? Teacher or board”. Procedia Social and Behavioral Sciences, 2, 5731–5737.

Gürol, M., Donmuş, V., & Arslan, M. (2012). İlköğretim kademesinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin FATİH Projesi ile ilgili görüşleri. Eğitim Teknolojileri Araştırma Dergisi, 3(3). 

Jamerson, J. (2002). Helping all children learn: Action research project. 10 Aralık 2012 tarihinde http://downloads01.smarttech.com/media/sitecore/en/pdf/research_library/k- 2/helping_all_children_learn.pdf adresinden erişilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı-MEB. (2012). FATİH geleceğe açılan kapı. 8 Kasım 2012 tarihinde http://fatihprojesi.meb.gov.tr/tr/index.php adresinden erişilmiştir.

Şad, S.N & Özhan, U. (2012). “Honeymoon with IWBs: A qualitative insight in primary students’ views on instruction with interactive whiteboard”. Computers & Education, 59 (4), 1184-1191

Türel, Y. K. (2012). “Teachers’ negative attitudes towards interactive whiteboard use: Needs and problems”. Elementary Education Online, 11(2), 423-439.

Yavuz, S. ve Coşkun, A. S. (2008). “Sınıf öğretmenliği öğrencilerinin eğitimde teknoloji kullanımına ilişkin tutum ve düşünceleri”. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 34, 274-286.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir